İçeriğe geç

Hareket etmek neden önemli ?

Hareket Etmek Neden Önemli?

Herkes biliyor, hareket etmek sağlıklıdır. Herkes söylemiş, her yerde yazıyor, ama gerçekten anlamış mıyız? İster evde ister ofiste, hareketsiz bir yaşam tarzının bizi nasıl yavaşça öldürdüğünü duydukça bazen “Ya zaten hareket etmeye çalışıyorum!” diye isyan ediyoruz. Hareket etmenin önemini hepimiz bir şekilde kabul ediyoruz ama gerçekten ne kadar yapıyoruz? Bir de, bu harekete geçme zorunluluğunun arkasındaki pazarlama ve ‘sağlıklı yaşam’ endüstrisinin tüm o gösterişinden bıkmadık mı? Neyse, bir adım geri atıp, gerçekten düşündüğümüzde, hareket etmek neden bu kadar önemli? Bu soruya bakalım, hem de eleştirel bir gözle.

Hareket Etmenin Güçlü Yanları

Hareket etmek, açıkça söylüyorum, gerçekten önemli. Fiziksel sağlığımızı korumak için en temel şeylerden biri. İster koşuya çıkın, ister yoga yapın, ister sadece yürüyün; her bir hareket, vücudumuz için değerli bir şeyler yapar. Hareket etmek, kalp sağlığından kemik yoğunluğuna kadar bir sürü olumlu etkiye sahip. Spor yapmak sadece zayıflamak için değil, aslında hayatta kalmamızı sağlayan temel bir aktivite. Düşünsene, hareketsiz kalırsak, vücut zamanla güçsüzleşiyor ve işler kötüye gidiyor. İnsan, anladıkça, hayatındaki bu basit gerçeği göz ardı etmek istemiyor.

Bir de şunu kabul etmeliyim: Hareketsiz bir yaşam tarzı bende depresyon yaratıyor. Hem zihinsel hem de bedensel sağlık üzerinde ciddi etkiler yaratıyor. “Biraz spor yapınca daha iyi hissediyorum” demek, boşuna bir laf değil. Egzersiz, hem endorfin salgılar hem de stres seviyesini düşürür. Ha, tabii bu da kimilerine “yapmazsan yapma” diye kolayca söylenebilir bir şey değil. Ancak egzersizin gerçek etkisi, her seferinde yapıldığında net bir şekilde hissedilmeye başlıyor. Bu, bir noktada alışkanlık haline geliyor.

Hareket Etmenin Zayıf Yanları

Peki, harekete geçmek her zaman bu kadar olumlu mu? Bir bakıma evet, ama bazen bu “sağlıklı yaşam” baskısı o kadar fazla oluyor ki insanı bunaltıyor. Sosyal medyada her gün yeni bir fitness influencer’ı çıkıyor ve “Bugün şunu yaptım, sen de yap” diye mesajlar veriyor. Hani spor yapmak ve hareket etmek değil de, adeta bir tür zorunluluk haline geliyor. Hızlı sonuçlar almak, mükemmel vücutlar görmek, ve bu süreçleri sürekli olarak kameralar önünde paylaşmak… Bu, bazen sporun özüyle çelişiyor. Gerçekten iyi bir egzersiz yapmak, bir performans sergilemekten çok daha fazla bir şey: Bir disiplin ve istikrar meselesi. Birçoğumuz, sosyal medya sayesinde bu baskıyı hissediyoruz ve bu bazen gerçekten tükenmeye yol açabiliyor.

Ve kimse bana “İçerideki mutluluğu dışarıya yansıt, hareket et ve her şey değişsin” gibi cümleler söylemesin. Çünkü bazen insanın sadece yatıp dinlenmeye ihtiyacı vardır. Her gün spor yapmak, her gün sağlıklı olmak zorunda olmak, bazen sadece insanı aşırı yorar. Yani, bir de bu işin ‘mükemmeliyetçilik’ yönü var. Spor salonlarına gidip, “Bugün de daha iyi bir insan olacağım” diye plan yapmak, kimine göre çok iyi olabilir ama bazen sadece “Bugün keyif yapıp, ne varsa ye” demek, ruh halini çok daha iyi hale getirebilir. İnsan, bazen sağlıklı yaşamın kölesi olmak istemez.

Birçok Kişi Hareket Etmek İçin Neden Erteler?

Hareket etmek bir gereklilik, ama neden insanlar hala bu konuda tembellik eder? Mesela, sabahları kalkıp işe gitmek zorundayız. Ama hareket etmeyi hep erteliyoruz. İşyerine yürüyerek gitmek, her gün 10 bin adım atmak… Kolay mı? Değil! Hatta bazen o kadar yoğun bir gündemimiz oluyor ki, hareket etmeye vakit bulamıyoruz. Ama mesela, “Biraz da olsa hareket edelim” dediğinizde, ya akşamın kör karanlığında, ya da haftada bir kez hatırladığınızda iş işten geçmiş oluyor. Kimseyi suçlamıyorum, çünkü hepimizin hayatı bir şekilde yorucu ve hareket etmek, bazen gündemimizde en son sırada yer alıyor.

Şu da var, hareket etmek için bir şeyler yapmak, aslında bir “kültür” meselesi. Bizim toplumumuzda hala sporun ve hareketin eğlence amaçlı değil de, “vücut güzelleştirme” amacına hizmet etmesi çok yaygın. Bir noktada hareket etmek, sadece sağlık değil, estetik için yapılıyor. “Eğer spor yapmazsan, şöyle gözükürsün” gibi cümleler arasında sıkışıp kalıyoruz. Bu da yine insanın istemediği bir durum.

Sonuç: Hareket Etmek, Hedef Ya da Çıkış Yolu Olabilir Mi?

Hareket etmek, fiziksel ve zihinsel sağlık için kesinlikle önemli. Ama toplumun bize dayattığı “her gün hareket et, her zaman sağlıklı ol” baskısının da, bazen vücudunuzu dinlemenin önünde engel olabileceğini unutmamalıyız. Bir bakıma hareket etmek, bir hedefin aracı olabilir; ancak bazen bu hedef, tamamen kişisel bir tercih olmalıdır. Kimse kimseyi mükemmel bir sporcu olmaya zorlamamalı, bu işin de insana mutluluk veren tarafları olduğunu göz önünde bulundurmalıyız. Özetle: Hareket etmek iyi bir şey, ama bazen tembellik de iyidir, ne de olsa her şeyin fazlası zararlı değil mi?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
ilbet yeni giriş adresi