Aşık Olduğun İnsanı Ne Kadar Sürede Unutursun? – Mizahi Bir Bakış Açısı
Aşık olduğun insanı unutmanın süresi… Hadi bakalım, kim bu konuda kesin bir şey söyleyebilir? Kimse! Çünkü birini unutmanın süresi, bu işin teknik tarafı ne kadar zor olsa da, kişisel tecrübeye bağlı olarak değişiyor. Hadi ama, bunun bir formülü yok mu? Ne zaman unutursun? Hangi gün? Saat? 2 hafta mı? Yoksa 2 yıl mı? Hadi gelin, birlikte gözlemler yapalım, bu unutuş meselesinin matematiğine bir bakalım. Çünkü ben İzmir’de yaşıyorum, 25 yaşımdayım, ve arkadaş ortamında sürekli espri yapan ama içten içe her şeyi fazla düşünen bir insanım. Bu ikili hâli de yazıya taşımaya karar verdim. Herkese göre değişen bir süreç ama ben de unuttum sanırım, ama ya da belki… Hadi başlayalım.
Aşkın Unutulması: Bir Numaralı Soru
“Birini ne kadar sürede unutursun?” Bu soru, sanırım her birimizin karşılaştığı ve yanıtını vermekte zorlandığı bir sorudur. Ama ben, bir şekilde unuttuğumu düşündüğümde, birkaç hafta sonra o kişinin sokakta yürürken fark ettiğimde, “Ben bunu unuttum mu?” diyerek bir kez daha çürüttüm. Evet, o kişi tam önümden geçerken, “Şu an bu ne ya? Ben bunu unutmadım mı?” dedim içimden. Kafamda dönüp durdu, sağa sola hareket etti, her şey her an birbirine karıştı. Yani bir yanda unutmak istiyorum ama bir yanda da her anını hatırlıyorum.
Bu süreç tam olarak şöyle olur:
1. İlk Günler: Bu dönemde, hala telefonunuzu her açışınızda, ‘Acaba o da beni düşünüyor mu?’ diye bakıyorsunuz. Yok, bakmayın. Hiçbir şey değişmedi. Ama yapacak bir şey yok, düşünmeden edemiyorsunuz. Ama durun, o kişinin ne söylediğini, nerede gülümsediğini hatırlamaya çalışırken, birinci haftada ‘unuttum’ lafı çok naif bir söylem olur. Çünkü aklınıza her gelen şeyin başında o kişi var. Ne yapalım, aşık olduğunuz insanı unutmak için sanki 3 hafta geçmesi gerek.
2. İkinci Hafta: Kendisini sosyal medya hesaplarından silmeye karar verdiğinizde aslında işlerin daha da zorlaştığını fark ediyorsunuz. Silmedim, silmem. Benim de dostlarım var, sosyal medya dünyasında! Ama ne oluyor? O kişinin yaptığı her şey, paylaştığı her şey size doğru geliyor. Bir arkadaşınız o kişinin yeni paylaşımına yorum yapıyor ve tüyleriniz diken diken oluyor. “Bir başkasının hayatında var mı?” diye soruyorsunuz. Silmek istedim, ama silmedim! Çünkü bir yerden tutmam gerek.
Kısa diyaloğum iç sesle:
Ben: “Silmedim. Silmeyeceğim de.”
İç ses: “O zaman sıkıntı başlar, dostum.”
Ben: “Ama olmamalı, değil mi?”
İç ses: “O olmamalı ama ne yapalım?”
3. Üçüncü Hafta: Yavaş yavaş normal hayata dönüyorsunuz. Ama o da ne? Dönmüyorsunuz, aslında hâlâ dönüyorsunuz. Yeni insanlarla tanışmaya başladığınızda, eski aşkınızın hatıralarını yerle bir etmeye çalışıyorsunuz ama bir türlü kurtulamıyorsunuz. Yani, Aşık olduğun insanı ne kadar sürede unutursun? Cevap: Gerçekten o kadar kolay değil! İnsanlar bir şekilde sürekli “unutmak” kelimesini konuşuyorlar ama unutma süreci fiziksel bir şey değil ki, bu tamamen kafa yapısına bağlı. Yani unutmaya çalışırken, eski dostunuzun birden karşısına çıkması da cabası.
Sosyal Medya: Bütün Unutma Çabalarının Katili
O da ne? Yine bir bildirim geldi! Yani, sosyal medyada “Unutmak” diye bir şey yok. Hangi sosyal medya platformu sizce gerçekte insanları unutturuyor? Facebook, Instagram, Twitter? Hiçbiri! Bu işin içinde katlanarak devam eden bir şey var. Çünkü ne zaman birileri paylaşımlar yapmaya başlar, unutulması beklenen kişiyle ilgili anılar birden gözlerinizin önüne gelir. Birisi, ona yazdığı yeni bir şarkıyı paylaşabilir, başka biri o kişinin gülümsediği fotoğrafı beğenebilir. Hepsi, “Unutamadım” dediğinizde, o kadar gürültülü ve tanıdık gelir ki, kafanıza patlayan bir baloncuk gibi!
Bir arkadaşla diyalog:
Arkadaşım: “Abi, sen gerçekten bu insanı unuttun mu?”
Ben: “Vallahi unuttum, ama bir dakika dur… Dün sosyal medyada bi’ şey paylaştı, ha bir de ona yorum yapılmış… Hmm… Ben hâlâ unutmamışım galiba.”
Arkadaşım: “Yani unuttuğunu düşündüğünde, unutmadığın ortaya çıkıyor demek ki.”
Ben: “Evet, tam olarak bu!”
Yani, gerçekten, birinin sosyal medya üzerinde her an aktif olması, sizin de kafanızı karıştıran bir iş. Unutmak bir nevi gelişen teknolojiye bağlı hâle gelmiş bir şey. Biz de sosyal medya dünyasında ne kadar kaybolursak, eskiyi o kadar zor unutuyoruz. Gerçekten bir süredir sosyal medya detox’u yapmayı planlıyorum ama bir türlü karar veremiyorum. Çünkü, bir şekilde o eski aşık olduğum insanın bir fotoğrafı, sadece bir göz kırpma… “Ahh, yeter be” diyorum ama işte dediğimiz gibi, zor!
Unutma Süreci: Gerçekten Zor mu?
Sonuçta, aşık olduğun insanı ne kadar sürede unutursun? Çok, çok zor! Unutmanın ne kadar zor olduğunu kabul etmek, aslında unutmaktan çok, kalbinizle barış yapabilmekle ilgili. Yani “Aşk acısı” denen şeyin sadece bir kelime olmadığını kabul etmek gerekiyor. Sadece zaman değil, duygusal olarak yaşadığınız karmaşayı atlatmanız gerek. Hadi, diyelim ki “Aşk acısının terapisi” adında bir şey buldunuz. Evet, belki bu konuda yapabileceğiniz bir şey yok ama zaman geçtikçe daha sağlıklı bir şekilde unutmak da mümkün.
Unutma sürecinde şunu kabul ediyorum: Zamanla insan her şeyin daha kolay olacağını söylüyor ama sanırım herkesin unuttuğu zaman dilimi farklı. Kimisi bir hafta, kimisi bir yıl, kimisi ise belki de bir ömür boyu unutmaz.
Sonuç: Kapanışı Yapalım
Sonuçta unutmak, yalnızca bir zaman meselesi değil. Unutmanın evreleri var, teknikleri var ve bu işin içinde biraz da şans var. Ama şunu söyleyebilirim: Eğer unutmuyorsan, belki de hala unutmamışsındır.